Dirilişin Toprağı SÖĞÜT -3-
719. vuslat
Bu seneki Söğüt şenliklerinin hazırlıkları aylar öncesinde başladı; çevre yolları düzenlendi, şenlik meydanı daha bir güzelleştirildi. Şenliğe gelecek devlet yetkililerinin kimler olacağı belirlendi. Bu yıl ilk defa İçişleri Bakanlığı da doğrudan şenliğe destek verdi ve İller Sergisi düzenledi. Başbakanlık Osmanlı Arşivleri de ilk defa Padişah Fermanları’ndan oluşan bir sergi hazırladı.
Kutlamalar 8 Eylül Cuma günü başladı. Cuma namazını müteakip Çelebi Mehmed Camii’nde Ertuğrul Gazi’nin ruhuna ithaf olunmak üzere Mevlid-i Şerif okutuldu.
Tarihi binada fermanlar sergilendi
Yörükler, her yıl olduğu gibi çadırlarıyla, kilimleriyle, tarihi kıyafetleriyle Söğüt’e gelerek ziyaretlerini yapmaya başladılar.
Aynı gün, çeşitli illerden gelen eserler sergilenmeye başladı ve Padişah Fermanları da ziyarete açıldı. Abdülhamid Han’ın inşa ettirdiği ve bugün Ticaret Lisesi olarak kullanılan tarihi binada açılan sergi, Osmanlı padişahlarının çeşitli devlet yetkililerine gönderdikleri fermanlardan oluşuyordu. Başbakanlık Devlet Arşivleri, Söğüt ve Bilecik’in Osmanlı tarihindeki yeriyle ilgili özel bir köşe de hazırlamıştı.
Geçen yıllarda gerçekleştirilen ve önemli ilim adamlarının katıldığı Osmanlı Sempozyumu, beklentilerin aksine bu yıl yapılmadı. Söğüt’e her yıl gelen ziyaretçiler, sempozyumun yapılmamasına şaşırdıklarını söylediler.
Bir gizli eser: Ertuğrul Gazi Mescidi
Söğüt’te eski Rum Mahallesi’nde küçük, sadece yaklaşık 30 kişinin namaz kılabileceği bir mescid bulunuyor. Bu Mescid’in Ertuğrul Gazi’nin Söğüt’te yaptırdığı Osmanlı’nın ilk mescidi olduğunu öğrendik. Mahalle sakinleri mescidin kiliseden çevrildiğini iddia ediyor, ancak girişe asılan bilgide, Mescid’in Ertuğrul Gazi tarafından Rum Mahallesi’nde inşa ettirildiği, zamanla yıkıldığı ve 1860’lı yıllarda Çoban Hüseyin isimli bir Söğüt’lü tarafından temelleri üzerinde aslına uygun olarak yeniden yaptırıldığı yazıyor.
Mescid, mimari olarak küçük bir kubbe ve bir saflık son cemaat yerinden meydana geliyor. Son yıllarda restore edilen ve tarihi özellikleri biraz kaybolan Ertuğrul Gazi Mescidi, mütevazı, fakat vakur bir duruşa sahip, etrafı ise güllerle donatılmış. Minare ve kubbe arasında güzel bir tenasüp bulunuyor. Küçük kubbeye uygun, soğan kubbeli bir küçük beyaz minare.
Mescidi ilk farkedenlerden biri ise şair ve Seyyah-ı Fakir Evliya Çelebi mahlasıyla gazetemizde yazılar yazan Dilaver Cebeci. Cebeci, Süleymaniye’deki Darüzziyafe’yi (Osmanlı Mutfağı) işletenlerden Hayreddin Nuhoğlu ile beraber her yıl vakit namazlarını Ertuğrul Gazi Mescidi’nde kıldıklarını ve ihyası için gayret ettiklerini hatırlattı.
|
|
|